• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

hasan akçay

hasan akçay
hasanakcay42@hotmail.com
ERENLER TEPESİ-BABANIN ÇOCUK HAYALİ
29/12/2016

 

                     ERENLER TEPESİNE BAKIYORUM

  Serin bir yaz sabahı erkenden köy meydanına geldim. Güneş ışıkları çevreyi aydınlatmaya başladı. Herkes evinde köy meydanı sessiz. Kahvehane açılmamış. Etrafta hiç kimseler yok. Etraf sessiz ve sakin. Kahvenin önünde akşamdan kalan sandalyeye oturdum. Konuşacak, sohbet edecek birini bekliyorum. Gözlerim gökyüzüne dikiliyor. Gökyüzünde parça parça bulutlar toplanmaya başladılar. Hafif hafif esen yel insanı rahatlatıyor. Bulutlar yaz gününün sıcak havasını serinletmeye başladı. Rüzgarın hafif esintisi uzaklardan yağmur kokusunu etrafa yayıyor. Evlerinden insanlar karşılıklı konuşuyorlar. ‘’Yağmur yağacak, toprak kokusu gelmeye başladı.’’  birbirlerine sesleniyorlar. Gökyüzündeki bulutlar yoğunlaşmaya başladı. İnce ince yağmur çiseliyor. Yağmurun, toprağın kokusunu doya doya içime çektim. İçimde bir huzur var, etrafa bakıyorum seviniyorum. Karşıya baktığımda Erenler Tepesi takılıyor gözüme. Yıllar öncesine gidiyorum. Yağmur yağmadığında hep o tepeye dua için çıkardık. Çocukluğumu hatırlıyorum. Erenler Tepesinde amin amin diyen köyün çocuklarının sesi kulaklarımda çınlıyor. Yağmur duası için, Erenler Tepesinde yediğimiz et sulu pilavlar ne kadar lezzetliydi. Eller hep birlikte semaya kalkıp dua ederken yağan yağmurda ıslandığımızı annemizin babamızın elinden tutup koşarak eve geldiğimizi hatırlıyorum. Düşünüyorum, zaman ne çabuk geldi geçti. Yağmur duasında çocuklarla birlikte dua eden büyüklerimiz ahrete göçtü gittiler. Yağmur çiselemeye devam ediyor. Yağmurun verdiği serinlik içimi ferahlatıyor. Çocuklar gibi şen ve mutlu Erenler Tepesine gidip geliyorum. Yağmur ara sıra şiddetini artırıyor. Gökyüzündeki bulutlar sağa sola savruluyor. Yağmur yağıyor, ben oturuyorum. Evlerinin penceresinden bakanlar,’’rahmet yağıyor’’diyorlar. Erenler Tepesine bakıyorum, çevreye hakim bu tepede kimler oturdu, kimler çevreyi gözetledi. Kimler dua etti, kimler ibadet etti. Aklıma çevremizin manevi liderleri Seydi Harun Hazretleri, müritleri ve Şeh Hacı Abdullah Efendi geliyor. Yağmur içime kadar işledi herhalde, titremeye başladım. Titremem üşümemden mi, içimdeki manevi duygunun bedenimi sarmasından mı, yoksa yağan yağmurun verdiği mutluluktan mı bilmiyorum. Ama titriyorum, üşüyorum işte. İçimde yaşıyorum Seydi Harun Hazretlerinin ve Şeh Acı Abdullah Efendimizin düşüncelerini. Bir gizli el beni aldı götürdü Erenler Tepesine. Bakıyorum etrafa Erenler Tepesi kazılmış,  o mübarek zatların oturup kalktıkları, ibadet ettikleri yerler kazılmış. Havanın serinlemesi, elbisemin ıslanması, hafif üşümem beni ayağa kaldırdı. Erenler tepesi birden aydınlanıverdi. Gökyüzünden bir ışık nuru Erenler Tepesine indi. Ardından kulakları sağır edecek derecede gök gürültüsü etrafı sarstı. Titriyoyum, üşüyorum. Gözlerim Erenler Tepesine inen nura takıldı kaldı.Yağmur etkisini kaybetti. Ben ayaktayım. Erenler Tepesine bakıyorum. Omuzuma bir el dokundu.’’İliklerine kadar ıslanmışsın’’ Gözüm Erenler Tepesinde, yedi renkli Ebemkuşağı(gökkuşağı) Erenler Tepesini içine alıverdi. 

                                                                                  2017 Hasan Akçay







  

                BABANIN ÇOCUK HAYALİ
 Cuma vakti yaklaşmıştı. İnsanın içini okşayan, insana huzur veren salalar verilmeye başlamıştı. Ota yaşlı mavi gözlü sarışın adam camiye gitmek için abdestini aldı. Tertemiz elbisesini giydi. Güzel kokusunu sürdü. Yalnızlıktan bıkmış, üzgün üzgün ceketini eline aldı. Hanımı hızlı adımlarla beyinin arkasından yetişti. Elini omzuna koydu. Çevik bir hareketle eşinin elinde tuttuğu ceketi aldı ve giydirdi. Kapıda karı koca birbirlerine baktılar. İkisinin içinde de bir sıkıntı vardı. Sıkıntılarını dile getirmek istediler. Bugün cuma sonra konuşuruz deyip düşündüklerini birbirlerine söylemediler. Bu düşünceler içinde tatlı bir ses ‘’Hayırlı cumalar bey’’ eşinin ağzından çıkıverdi. Eşi hafiften gülümsedi, elini kaldırdı. Sevgi ve şefkatle eline dokundu. Ağır ağır merdivenlerden indi. Evinin yakınındaki camiye doğru yürüdü. Cami kapısından içeriye girdi. Arka tarafta bir yere iki dizinin üstüne oturdu. Üzerinde bir ağırlık, içinde bir sıkıntı vardı. Caminin huzur dolu havası adamı biraz rahatlattı. Derin hayallere daldı. Evinde abdest almaya başladı. Hayalindeki sarı saçlı kızı gözünün önünde canlandı. Sekiz on yaşlarındaki sarı saçlı kızı kırmızı ayakkabısını giydi. Babasına yaklaştı ‘’Baba ceketini tutayım’’ sesi kulaklarını çınlattı. Hayalindeki evladı gözünün önünde duruyordu. Uzun örgülü sarı saçlı, mavi gözlü, kırmızı etekli kız ‘’Babacığım ver elini seni merdivenden indireyim. Seni uğurlayayım.’’ diye seslendi. Adam telaşlandı. Uzun kıvrım kıvrım örgülü saçlarını hafif bir hareketle omzundan aşağıya sallayan sarı kız babasının elinden sıkıca tutu. Ağır ağır merdivenlerden indiler. Bunun bir hayal olduğunu düşünmek istemiyordu. Bu hayalinin sonsuza kadar devam etmesini istedi. Bu güzel uğurlama içinde sarı kızın ayağı merdivenin basamağına takıldı. Merdivenden aşağıya yuvarlanıverdi ‘’babacığım’’ sesi  kulaklarında yankılandı. Adam ‘’yavrum’’ diye bağırdı. Cami cemaatı yavrum sesinin geldiği tarafa yöneldi. Müezzin ezan okunmaya başladı. Ezan sesine adam gözünü açtı. Camide bulunanlar ona bakıyorlardı. Namazın sonunu bekledi. Kimsenin yüzüne bakmadan, insanların ne dediğine aldırmadan evine koştu. Hayalindeki evladının düştüğü yere baktı. Sarı kızını göremedi. Derin bir ah çekti. Gözleri yaşardı.

 Allah’ına minnet duyguları içinde Allah’ım bana da hayırlı bir evlat ver diye dua etti.

            Hasan Akçay 05.03.2009



Paylaş | | Yorum Yaz
677 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

ALİ ONBAŞI - 21/12/2016
ARAMIZDAN ERKEN AYRILDIN ERSİN ÖZÇELİK - 06/01/2016
ÖĞRETMENİN SEVGİSİ 2015 - 06/01/2016
ARAMIZDA YOK ONLAR - 11/12/2012
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın